Bugun...


İhsan Tayhani

facebook-paylas
KIBRIS TÜRK TOPLUMUNU YOK SAYMA SAPLANTISI !
Tarih: 19-07-2026 23:19:00 Güncelleme: 19-07-2026 23:19:00


Kıbrıs adasının, Osmanlı tarafından İngiliz yönetimine bırakıldığı 1878’den beri Rum-Yunan ikilisinin, yaklaşık 150 yıldır devam etmekte olan hastalıklı ve tarihsel gerçeklere aykırı bir  Kıbrıs Türkünü yok sayma saplantısının olduğu yadsınamaz! Türk Silahlı Kuvvetleri’nin,  uluslararası hukuktan aldığı yetki ve zor koşullar altında 52 yıl önce, 20 Temmuz’da gerçekleştirdiği iki aşamalı askeri harekât, söz konusu bu saplantının tepe noktasında yapılmıştır. Özellikle 1963’ten, 1974 Temmuz’una dek Kıbrıs Türk toplumu üzerindeki on bir yıllık düzenli Rum baskısı ve zulmü görmezden gelinerek “Türkiye, adada işgalcidir!” gibi söylemler geliştirip, kamuoyu oluşturmak da Rum - Yunan ikilisinin değişmeyen siyasal stratejisidir. Anılan söylem korosunun, giderek sesini yükseltmesini, ayrıca 7-8 Temmuz tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilen NATO zirvesinin hemen arkasından AB Komisyonu’nun, Kıbrıs’a bir Özel Temsilci atamış olmasını yeni olası tuzakların habercisi gibi okumakta yarar var!
 
​TSK,  hava ve kara gücünün de devrede  olduğu 20 Temmuz tarihindeki amfibi harekâtı ile adanın bütününde üstünlük kurmayı değil, Kıbrıs Türk halkının soykırımdan geçirilmesini ve Enosis’i önlemiş, ayrıca yasal müdahale sınırlarını aşmayıp, işgalci konumuna düşmekten özenle kaçınmıştır. Bu gerçeği görmek için Barış Harekâtı öncesi adada bulunan, Kanada’nın, en köklü ve ciddi gazetesi “The Globe and Mail”in muhabiri C. McCoullough’un, gazetesine geçtiği raporuna bakmak bile yeterlidir. McCoullough, anılan raporuna; “ BM Barış Gücü’ne bağlı 121 Kanadalı subay ve askerin en büyük korkusunun, şiddet yanlısı bir komutan olan Grivas’ın (Eoka terör örgütü lideri), gizli ordusunu Kıbrıslı Türklere karşı sevk edebileceği ve adadaki toplulukları savaşa kışkırtabileceği yolundadır.” şeklinde bir not düştükten sonra; “Oysa sözü edilen potansiyel tehlike altındaki Türkler, aynı süreçte iyimserliklerini korumaktadırlar.” diyerek gerçeği teslim eder !
 
​Elli iki yıl önce, geride Mehmetçik, Mücahit ve sivil olmak üzere çok sayıda yaralı ile birlikte, toplamda 1672 şehit verilerek gerçekleştirilen 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekâtı, Kıbrıs Türkünü soykırıma uğramaktan kurtarmakla kalmamış, yarım yüz yılı aşkın bir süredir ada genelinde barış ve huzuru da egemen kılmıştır. Türkiye’deki Fetö kalkışması (15 Temmuz 2016) sırasında Güney’deki DİSİ partisi eski Rum milletvekili Nikos Rotsas’ın, ‘Türkiye’deki kaos anında, KKTC’ye saldırabilirdik!’ dediği kayıt altındadır.
​​
​Ulusların ve/veya toplumların, tarihsel yürüyüşünden geriye kalan acılı derin izleri görmeden geleceği kurgulamak, tarihin yinelenmesine yol açar!  Rum kesiminin, elli yılı aşkın bir süredir devam eden taraflar arasındaki uzlaşı görüşmelerinde, hep adada üstünlük kurmanın  peşinden koştuğu bilinen bir durumdur. 15 Kasım 1983’te, KKTC’nin ilanı ile birlikte farklı iki toplum arasındaki egemenlik kullanımı dengelenmiştir. Söz konusu bu dengeyi bozacak bir zeminin oluşmasına kesinlikle izin verilmemelidir!  
 
Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz 1974 Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutluyor, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde yer alan başta Dr. Fazıl Küçük ve Rauf R. Denktaş olmak üzere tüm Kıbrıslı toplum önderleri ile harekât kararını almış olan 37’inci T.C Hükümeti üyelerinin, ayrıca harekât sırasında şehit düşen Mehmetçik ve Mücahitlerin anıları önünde saygı ile eğiliyor, onlara gönül borcumuzu sunuyoruz. 
​​​​​​​​​​  
​​​​​​​​​Doç. Dr. İhsan Tayhani 
         ​​​​​​​​​​​Güre/ Edremit



Bu yazı 11 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS