|
Tweet |
Yunanistan'ın önde gelen yayın organlarından Naftemporiki kanalında katıldığı canlı yayında konuşan Pire Üniversitesi Uluslararası ve Avrupa Çalışmaları Öğretim Üyesi Dr. Spasia Lizaki, Türkiye'nin artan bölgesel gücü ve savunma sanayisindeki yerli atılımları hakkında çarpıcı itiraflarda bulundu. Ankara'nın diplomatik ve askeri hamlelerinin Atina kulislerinde oluşturduğu endişeyi gözler önüne seren Lizaki, Türkiye'nin artık bölgede oyun kurucu bir aktör konumuna yükseldiğini belirtti.
Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayisi sayesinde elde ettiği kapasiteyi bölgesel nüfuza dönüştürdüğüne dikkat çeken Yunan akademisyen, bu durumun diplomatik masada Ankara'nın elini eşsiz bir şekilde güçlendirdiğini ifade ederek durumu şu sözlerle özetledi:
"Türkiye şimdiye kadar sadece bir güvenlik tüketicisi konumundayken, bölgede bir güvenlik sağlayıcısı haline geliyor ve jeopolitik derinliğini artırıyor. Türkler bu güvenlik sağlayıcısı rolünü herhangi bir müzakerede en etkili koz olarak kullanabilir ve nüfuzunu daha çok artırabilir."
Yunanistan'ın Türkiye karşısında yaşadığı stratejik daralmayı ve paniği gizlemeye çalışan Lizaki, asıl tehlikenin sadece askeri alanda olmadığını savundu. Türk İHA ve SİHA'larının dünya devleri arasına girdiğini ve düşük maliyetle büyük işler başardığını kabullenen Lizaki, Atina'nın asıl kabusunu şu çarpıcı ifadelerle dile getirdi:
"Bizi asıl korkutan İHA'lar değil Ankara'nın yeni ve asıl hedefi. Türkiye'nin sadece imzaladığı kolektif savunma anlaşmalarıyla bir güvenlik merkezi değil; aynı zamanda giderek daha dijital hale gelen bir dünyada enerji akışlarının, ticaretin ve veri aktarımının kontrol edildiği bir jeopolitik bağlantı merkezi olma yönündeki o büyük arzusu gözden kaçabiliyor."
Orta Doğu'daki çatışma ortamı ve Hürmüz Boğazı'ndaki krizlerin ardından Doğu Akdeniz'in yeni bir alternatif rota olarak öne çıktığını belirten Lizaki, Türkiye'nin bu yeni düzende stratejik bir konum inşa ettiğini vurguladı. Yunanistan'ın bu hamleler karşısında teyakkuzda olması gerektiğini belirten akademisyen, Atina'nın içine düştüğü çaresizliği şu sözlerle itiraf etti:
"Panik ve korku içinde olduğumuzu göstermemeliyiz. Tabii ki teyakkuzda olmalı ve gelişmeleri takip etmeliyiz, fakat dışarıya ne panik ne de korku yansıtmalıyız. Bir koşucunun sağa sola bakmaya başlaması çok büyük bir hatadır, sadece önüne bakmalıdır."
Bölgesel analistlere göre Yunan akademisyenin canlı yayındaki bu sözleri, Türkiye'nin Mavi Vatan doktrini ve yerli savunma sanayisi hamlelerinin Atina'da yarattığı derin sarsıntıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye'nin sadece Ege ve Doğu Akdeniz'de değil, küresel enerji, veri ve ticaret hatlarında da vazgeçilmez bir güç merkezi haline gelmesi, Yunanistan'ın bölgesel hesaplarını altüst etmeye devam ediyor.
KAYNAK : Haber7