Bugun...


İhsan Tayhani

facebook-paylas
Laikliğin temel dayanağı: Üç Devrim Yasası
Tarih: 05-03-2026 19:31:00 Güncelleme: 05-03-2026 19:31:00


Laikliğin temel dayanağı: Üç Devrim Yasası
 
“Devrimin yasası, mevcut yasaların üstündedir...”
 
​​​​​​​​Gazi Mustafa Kemal / Ocak 1923
 
 
​ Osmanlı’nın yıkım belgesi olan Mondros Ateşkes Anlaşması’nın altına imza attıktan sonra, bunun bir yıkım belgesi olduğunu gecikmeli olarak algılayan ve Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın çekirdek kadrosunda yerini alan, Osmanlı’nın Deniz İşleri Bakanı ve Hamidiye kahramanı Rauf Orbay, kendi düşünce ufkunun sığlığı nedeniyle,  “kuruluş” aşamasında Mustafa Kemal Paşa ile ters düşmüş olsa da ‘Belki, Mustafa Kemal olmasaydı da Milli Mücadele verilirdi, ancak Mustafa Kemal’siz bir mücadelenin sonunda “Tavaif-i Mülȗk” (parçalanmış küçük emirlikler) olurduk’ diyerek O’nun, önderliğini ve birleştirici gücünü özlü bir biçimde teslim eder.

​Yüzüncü yılını geride bırakan Cumhuriyetimiz, kuruluşundan itibaren içeriden ve dışarıdan gelen aşındırma ve yıkım girişimlerine karşın, halen ulusal bütünlüğünü koruyorsa, bunu, yirminci yüzyılın ökesi (dehası) Gazi Mustafa Kemal’in, laik içerikli ardışık devrimlerine borçludur. Ankara’nın bozkırında yeni bir devletin doğuşunu simgeleyen bir Meclise dayalı olarak sürdürülen savaşımın hemen arkasından,  1 Kasım 1922’de Saltanat kaldırılmış, yurdun tapusu niteliğindeki Lozan’ın imzalanmasından sonra, 29 Ekim 1923’te de Cumhuriyet ilan edilerek yeni devletin siyasi düzeni oluşturulmuştur.
 
​Bu sarsıcı rejim değişikliğinden dört ay sonra, 3 Mart 1924 tarihinde TBMM’de, aynı günde arka arkaya çıkarılan; 429 sayılı yasayla “Şer’iye, Evkaf ve Erkânı Harbiye (Genelkurmay) Vekâleti” kaldırılmış, 430 sayılı yasayla “Tevhid-i Tedrisat” (Öğretim Birliği) gerçekleştirilmiş ve 431 sayılı yasayla da “halifelik” makamı yok sayılmıştır. Söz konusu bu yasalar, laik devlet ve laik eğitim düzenine geçişimizin son derece önemli dönemeçleri olup, kurulan yeni devletin temel dayanaklarıdır.
 
​Anılan yasa önerileri, 2 Mart 1924 tarihinde Halk Fırkası grubunda görüşülüp kabul edildikten sonra meclisin onayına sunulmuştur. Siirt Mebusu, Halil Hulki (Aydın) Efendi (soyadı yasası çıktıktan sonra “Aydın” soyadını almış olduğuna dikkat edilmelidir) ve elli arkadaşı tarafından sunulan 14 maddelik 429 sayılı yasa önerisinin birinci bölümü dinle, ikinci bölümü askerlikle ilgilidir. Kısaca dinin ve askerin Cumhuriyet’teki yerini belirleyen bir yasadır.  Manisa Mebusu Vasıf (Çınar) Bey ve 43 arkadaşı tarafından Meclise sunulan 430 sayılı 7 maddelik yasa önerisi; Tanzimat’tan beri üçlü dörtlü oluklardan beslenen eğitim dizgesindeki karmaşayı ortadan kaldırma ve ulusta duygu birliğini sağlama amacını güder. Yasa ile bütün eğitim kurumları Maarif Vekâleti’ne (Eğitim Bakanlığı) bağlanır, ayrıca dönemin çağdışı eğitim kurumları olan medreseler kapatılarak eğitim-öğretimde birlik sağlanır. Önceleri Meşayih Meclisi (Şeyhler Kurulu) başkanlığı da yapmış olan Urfa Mebusu Şeyh Saffet Efendi ve aralarında Cumhuriyet gazetesinin sahibi Yunus Nadi’nin de bulunduğu 53 arkadaşının imzasını taşıyan 431 sayılı yasa önerisinin, Mecliste kabul edilmesi ile de Halife Ömer’den sonra siyasi cinayetlerin önünü açmış olan ve işlevini yitiren halifelik orunu (makamı) ilga ( yok sayma) edilir, Osmanlı hanedan ailesi de yurt dışına çıkarılarak Cumhuriyet idaresi ile çelişen iki başlılık riski ortadan kaldırılır.
 
​Görüldüğü gibi Mustafa Kemal Atatürk, 1920’lerde başlatmış olduğu devrimci yürüyüş sürecinde laik-demokratik Cumhuriyet’in önündeki saltanat, hilafet, medrese eğitimi, şer’i hukuk, çağ dışı kılık kıyafet, kimi Orta Çağ kurum ve kuruluşları gibi engel taşlarını, gerektiğinde devrim yasaları ve  anayasal düzenlemeler eşliğinde birer birer kaldırmıştır



Bu yazı 354 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI